Saturday, October 21, 2006

AHMET ACAR / TÜRKİYE DAVASI

(26546/95)

Strazburg

30 Ocak 2003

USULİ İŞLEMLER :

Davanın nedeni, Türk vatandaşı olan Ahmet Acar'ın, 8 Şubat 1995 tarihinde, İnsan Haklarını ve Temel Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin (AİHS) eski 25. maddesi uyarınca, l Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna (AİHK) yaptığı başvurudur (Başvuru no: 26546/95).

OLAYLAR :

I.DAVANIN ÖZEL KOŞULLARI

1956 doğumlu olan başvuran İstanbul'da ikamet etmektedir.

9 Haziran 1988 tarihli bir karar ile başvurana ait ve Küçükçekmece'de bulunan arsalar Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istimlak edilmiştir.

Başvurana ait toprağın maddi değeri bir uzman heyeti tarafından 9.000,000 TL olarak belirlenmiş ve bu bedel kamulaştırma sonrasında başvurana ödenmiştir.

8 Şubat 1989 tarihinde, başvuran kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesine müracaat etmiştir.

25 Aralık 1991 tarihinde, mezkur mahkeme başvurana 22.750.000 TL'lik ek bir tazminatın yanısıra 8 Mart 1989 tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %30 yasal faizin ödenmesine hükmetmiştir.

Yargıtay l Haziran 1992 tarihli bir kararıyla, kamulaştırma idaresinin temyiz itirazını reddederek kararı onamıştır.

22 Ocak 1992 tarihinde başvuran, sözkonusu idare hakkında icra takibi başlatmıştır.

Buna müteakiben, ek bedel 18 Haziran 1996 tarihinde başvuran ödenmiştir.

HUKUKA DAİR :

I. AİHS'NİN EK l NOLU PROTOKOLÜNÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI

Başvuran, Türkiye'deki yasal gecikme faizi oranının, enflasyon oranına göre yetersiz olduğu gerekçesiyle, kamulaştırma idaresinin ek bedeli ödemesindeki gecikmeden dolayı mülkiyet hakkına saygı gösterilmediğini iddia etmektedir. Bu konuda, l Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

Başvuran, ek bedelin yıllık % 30 faiz ile 18 Haziran 1996 tarihinde, Yargıtay kararından yaklaşık 4 yıl sonra ödendiğini belirtmiştir. Ayrıca o dönemde paranın aşırı değer kaybetmesi neticesinde maddi zarara uğradığını savunmuştur.

Hükümet, Mahkemenin emsal kararına işaret ederek l No'lu Protokolün 1. maddesinin istimlakle ilgili tüm davalarda azami tazminatın ödenmesini gerektirmediğini ifade etmiştir. Devletlere azami tazminatı verme yükümlülüğü getirilmesi durumunda bu husus, devletlerin, mevcut davada da olduğu gibi, binlerce insanın çıkarı için büyük çapta planlara başlamasını engeller. Ayrıca, mevcut davada başvuranın "kişisel ve aşırı bir yük" taşıdığı kararına varmak da güçtür.

Bu bağlamda AİHM, devletin, uygun olmayan gecikmeler gibi tazminatın değerini düşürme ihtimali bulunan değişik yollara başvurmaksızın ödeme yaptığında tazminatın miktarını azaltabileceğini kaydetmiştir (gerekli değişiklikler yapılmış olarak Ştran Yunan Rafineleri ve Startis Andreadis - Yunanistan konusunda 9 Aralık 1994 tarihli karar, seri no. 301-B, s. 90, 82'a bakınız). AİHM'nin daha önce Akkuş kararında da belirttiği üzere, istimlak tazminatının ödenmesindeki normal olmayan gecikmeler, özellikle belirli ülkelerde paranın değer kaybetmesi göz önünde tutulduğunda, arsası istimlak edilen kişiyi belirsizlik içinde bırakarak büyük oranlarda maddi kayıplara yol açmaktadır (bkz. yukarıda anılan Akkuş kararı, s. 1310, Madde 29).

Dava bir bütün olarak göz önünde tutulduğunda, AİHM'nin içtihatlarına göre mülkiyet hakkına saygı gösterilmediğini iddia eden başvuranın durumu (Haziran 1997 tarihli Akkuş-Türkiye Kararı, Recueil 1997-IV, s. 1303 ve 23 Eylül 1998 tarihli Aka-Türkiye kararı, Recueil 1998-VI, s. 2680), genel menfaatler ile şahısların temel haklarının korunması zorunluluğu arasında adil bir dengenin korunup korunmadığı bakımından incelenmelidir. Bu bağlamda, tazminatın ulusal kanunlara göre ödenebilirliği konusundaki şartlar ile başvuranın davası konusundaki tutumu göz önüne alınmak zorundadır (Lithgow ve Diğerleri-Birleşik Krallık 8 Temmuz 1986 tarihli karar, Seri: A no: 102, s. 50, 120).

Dava kapsamında AİHM, ilgiliye Haziran 1996 tarihinde yıllık %30 basit faizi ile birlikte ek tazminatların Yargıtay kararından yaklaşık 4 yıl sonra ödendiğini, oysa o dönemde Türkiye'de enflasyonun % 84'te ulaştığını belirtmekledir.

AİHM, başvuranın arsalarının istimlak edildiği tarihle kendisine ödenecek tutarla ödemenin yapıldığı zamandaki tutar arasındaki farkın - ki bu farka tamamen istimlak idaresi sebep olmuştur - mülkiyet hakkının korunması ve genel talepler arasında olması gereken adil dengeyi alt üst ederek başvuran açısından, arsanın kaybıyla da ikiye katlanan çeşitli kayıplara neden olduğu kanaatindedir.

Sonuç olarak, AİHS'ne Ek l Nolu Protokol'ün l. maddesinin ihlal edilmiştir.

II. SÖZLEŞME'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA

Sözleşme'nin 41. maddesinin içeriği,

"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşen Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."

A. Tazminat

Başvuran, her türlü tazminat talebi dahil 40 000 Euro talep etmiştir. Hükümet başvuranın tazminat talebine dair bir görüş bildirmemiştir.

Akkuş kararında uygulanan metodlara göre AİHM, başvuranın uğradığı maddi kaybı değerlendirirken, başvurana ödenen miktar ile yıllık % 84 enflasyon oranı nedeniyle uğradığı maddi kayıp arasındaki farkın dikkate alınması gerektiğini düşünmektedir.

Elindeki ekonomik veriler ışığında yaptığı hesap sonucunda, AİHM, başvurana tazminat olarak toplam 5,000 Euro vermeyi uygun görmüştür.

Ayrıca, davayı bir bütün olarak değerlendiren AİHM, başvuranın manevi zarara uğradığını düşünerek l,000 Euro verilmesine hükmetmiştir.

BU GEREKÇELERDEN DOLAYI, MAHKEME, OY BİRLİĞİYLE,

1. 26543/95 nolu başvurunun ayrılmasına;

2. AİHS'ne Ek l No'lu Protokol'ün 1. Maddesi'nin ihlal edildiğinin kabulüne;

3. (a) AİHS'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL'sına çevrilmek üzere aşağıdaki miktarların, davalı Devlet tarafından ödenmesine,

(i) maddi zarar için toplam 5,000 (beş bin) Euro;

(ii) manevi zarar için 1,000 (bin) Euro;

(iii) ödeme esnasında talep edilecek her türlü vergi, harç pul miktarların ödenmesine; karar vermiştir.

diğx

No comments: