Strazburg
2 Ekim 2003
USULİ İŞLEMLER :
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (42428/98) başvuru no'lu davanın nedeni Hanifi Eren, Serdin Eren, Umut Eren, Halise Eren, Evin Eren, Nevin Eren, Bahar Eren, Nevin Eren'in (başvuranlar) 3 Haziran 1998 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan eski 25. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na yapmış olduğu başvurudur.
Başvuranlar Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi (AİHM) önünde Diyarbakır'da avukat S. Güzel tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR :
Başvuranlar Diyarbakır'da ikamet etmektedirler ve 1954 doğumlu, 11 Mart 1997'de kaybolan İlyas Eren'in eşi, çocukları ve erkek kardeşidirler.
Başvuranlara göre İlyas Eren 11 Mart 1997'de saat 13.50'de Kulp Terminalinde bulunduğu sırada sivil giyimli polisler tarafından tutuklanmıştır.
17 Mart 1997'de İlyas Eren'in kardeşi Hanifi Eren Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'na giderek kardeşinin akıbetine ilişkin bilgi talep etmiştir.
6 Şubat 1998 tarihinde İnsan Haklan Danışma Merkezi (kayıp bürosu) nezdinde görevli Savcı E. Alper Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne yazı göndererek İlyas Eren hakkında bilgi talebinde bulunmuştur.
DGM, 24 Şubat 1998 tarihli Cumhuriyet Savcılığına iletmiş olduğu yazıda İlyas Eren'in tutuklanmasına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığını bildirmiştir.
Cumhuriyet Savcısı E.Alper, 4 Mayıs 1998'de, başvuranların yakınlarının kaybolması ile ilgili herhangi bir takibat yapılmamış olması nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'ndan gözaltından sorumlu polis memurları hakkında soruşturma başlatılmasını talep etmiştir.
1 Eylül 1998'de Savcılık sözkonusu görevliler hakkında soruşturma açılmasına gerek duyulmadığına karar vermiştir.
Başvuranların temsilcisine göre aralarında Ekrem Güzel, Meki Güzel, Yahya Eren, Alaettin Eren, Aziz Eren ve Tahsin Eren'in de bulunduğu çok sayıda görgü tanığı İlyas Eren'in kaybolmasıyla ilgili olarak 2002 yılında Savcılık tarafından dinlenmiştir.
İlyas Eren hakkında yürütülen soruşturma halen yerel makamlar nezdine devam etmektedir.
HUKUK AÇISINDAN :
20 Temmuz 2003'te başvuranların temsilcisinin 11 Ağustos 2003 tarihinde ise Hükümet'in ilgili beyanları AİHM’ye sunulmuştur :
"1. Hükümetimiz mevcut Türk yasalarına ve Hükümet'in bu tür olayları engelleme girişimlerine rağmen mevcut davadaki olayda İlyas Eren'in kaybolmasından üzüntü duymaktadır. Bu tür eylem ve ihmallerin Sözleşmenin 2. maddesine aykırı olduğu kabul edilmektedir. Hükümet, etkili soruşturma yürütülmesi zorunluluğu da dahil olmak üzere, yaşam hakkının korunması ve aşağılayıcı muamelenin engellenmesi amacıyla gerekli tüm tedbirleri almayı ve gereken talimatları vermeyi taahhüt eder. Bu bağlamda, bu tür uygulamaları azaltacak ve daha etkili soruşturmaların yürütülmesini sağlayacak yeni yasal ve idari önlemlerin alındığı belirtilmelidir.
2. Türk Hükümeti'nin, 42428/98 no'lu başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere başvuranlara ex gratia olarak, 5.000 (beş bin) Euro'luk kısmı masraf ve harcamalar için, 25.000 (yirmi beş bin) Euro tazminat olmak üzere toplam 30.000 (otuz bin) Euro tutarında ödeme yapmayı teklif ettiğini bildiririm. Bu miktar her türlü maddi ve manevi zarar ile masrafı kapsamakta olup ayrıca Euro olarak başvuranın ve/veya kanuni temsilcisinin belirteceği bir hesaba yatırılacak, ilgili tüm vergi ve masraflardan muaf tutulacak ve Mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 39. maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini takiben üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai kararını oluşturacaktır. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Hükümet, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödemeyi taahhüt etmektedir.
3. Hükümet, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye hakkındaki Mahkeme kararlarına ilişkin denetiminin bu ve benzeri davalarda, bu yöndeki gelişmelerin sürmesi için uygun bir mekanizma oluşturacağını kabul etmektedir. Bu yönde gerekli işbirliği kurulmaya devam edilecektir.
4. Son olarak Hükümet, Mahkemenin verdiği karardan sonra Sözleşmenin 43/1 maddesi uyarınca davanın Büyük Daireye götürülmesini talep etmeyeceğini taahhüt etmektedir."
Mahkeme, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözüm anlaşmasını dikkate almakta (Sözleşmenin 39. Maddesi) ve bu anlaşmanın, Sözleşme ve eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğuna kanaat getirmektedir (Sözleşmenin 37/1 ve içtüzüğün 62/3 Maddeleri).
Dolayısıyla dava kayıttan düşürülmelidir.
BU SEBEPLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE
1. Davanın, kayıttan düşürülmesine karar vermiş;
2. ve Tarafların davanın Büyük Dairede tekrar görüşülmesini talep etmeyeceklerine ilişkin taahhütlerini dikkate almıştır.
Bu karar. 2 Ekim 2003 tarihinde, İçtüzüğün 77. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına uygun bir biçimde Fransızca verilmiş ve yazılı olarak tebliğ edilmiştir.

No comments:
Post a Comment